İran'daki Evin Hapishanesi'nde Kadın Mahkumların Yaşamı: Zulüm, Direniş ve Umutİran'ın kötü şöhretli Evin Hapishanesi, pek çok kadının yaşadığı korkunç koşullar ve zulümle biliniyor. Burada tutulan mahkumlar, hem fiziki hem de psikolojik olarak ağır işkencelere maruz kalıyorlar. Nasim gibi mahkumlar, hücrelerinde yalnız başlarına geçirdikleri zamanlarda dışarıdan gelen işkence seslerini duyuyor, sürekli ölümle tehdit ediliyordu.
Hapishanenin Zorlu Koşulları ve Zulüm
Nasim, tecrit hücresinde yalnız kalırken her gün 10-12 saat süren sorgulamalara tabi tutuluyor, sürekli olarak infazla korkutuluyordu. Mahkumların bulunduğu hücreler dar, rahatlık ve hijyen koşullarından yoksun. Tuvalet ya da yatak gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılan kadınlar, çoğunlukla sessizce birbirlerine güç vererek hayatta kalmaya çalışıyorlar. Evin Hapishanesi'nin içindeki yaşamı anlatan güvenilir kaynaklar, burada hem fiziksel hem de duygusal şiddetin zirveye çıktığını belirtiyor.Kadınların Birbirlerine Verdiği Destek
Kadın mahkumlar arasındaki dayanışma, onların hayatta kalmalarını sağlayan en önemli faktörlerden biri. Her gün, birbirlerine cesaret veren kadınlar, küçük zevklerle, örneğin şiir okuyarak, şarkı söyleyerek ya da oyun oynayarak hayatta kalmaya çalışıyorlar. Nasim ve diğer mahkumlar, sorgulamalardan ve işkencelerden kaçarken, bazen bu basit ama hayati şeyler onları ayakta tutabiliyor.Mahsa Amini’nin Ölümünün Ardından Yükselen Direniş
Evin Hapishanesi'nde tutuklu olan çoğu kadın, Mahsa Amini'nin ölümünün ardından başlayan "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestolarıyla bağlantılı olarak gözaltına alınmıştı. Mahsa Amini, İran'daki katı kıyafet kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve gözaltında hayatını kaybetmişti. Bu trajik olay, ülke çapında büyük bir direnişi ateşlemişti. Ancak hapishanedeki kadınlar, protestoları ve direnişlerini içeride de sürdürüyorlardı. Her salı günü, infazları protesto etmek için açlık grevleri yapıyorlar ve bazen gardiyanlar tarafından şiddetle cezalandırılıyorlardı.Mahkumların Zorlu Mücadelesi ve Umut
Evin Hapishanesi'nde olan kadın mahkumlar, içerde yaşadıkları korkunç koşullara rağmen umutlarını kaybetmemeye çalışıyorlar. Kadınlar, birbirlerine moral vermek ve direnişi sürdürmek için her fırsatı değerlendiriyorlar. Örneğin, resim yapmayı seven Vida, başka mahkumların portrelerini çizerek kendini ifade ediyor. Ancak bu resimler bile hapishane yönetimi tarafından yasaklanıyor ve üzeri kapatılıyor. Yine de, kadın mahkumlar her şeye rağmen bir şekilde hayatta kalmayı başarıyorlar.Evin'deki Siyasi Suçlar ve İdam Tehditleri
İran'da, özellikle siyasi suçlardan tutuklanan kadınlar, idam cezasıyla karşı karşıya kalıyorlar. Nasim, sürekli olarak ölüm cezasıyla tehdit edilirken, yaklaşık 500 gün boyunca cezasının ne olduğunu öğrenememişti. Ancak sonuçta, altı yıl hapis cezası, 74 kırbaç ve 20 yıl süresince sürgün cezası aldı. Benzer şekilde, Rezvane de eşiyle birlikte gözaltına alındı ve burada, kızının doğumunu beklerken hapishanede hayatta kalmaya çalıştı.Bebeklerin Hapishaneye Girmesi ve Anne Olma Umudu
Hapishanedeki kadınlar, bazen çocuğa sahip olmanın hayalini kuruyorlar. Rezvane, yıllarca çocuk sahibi olamamıştı, ancak hapishanede iken, hapishanenin kuralları gereği eşiyle özel buluşmalar yapabilmiş ve hamile kalmıştı. Bu durum, onu hem sevindirdi hem de korkutmuştu. Hamileliği sırasında, bebeğinin sağlığından endişe ediyor ve hapishanedeki zor koşulların bebeği etkileyebileceğinden korkuyordu.İran’da İnfazlar ve Kadın Mahkumların Direnişi
İran'da geçen yıl 800'den fazla kişi idam edildi. Bu, son sekiz yılın en yüksek infaz sayısıydı. Kadın mahkumlar, cezaevinde geçen süre zarfında infazları ve cezaları protesto etmek için bir araya geliyorlar. Mahsa Amini’nin ölüm yıldönümünde, Evin’deki kadın mahkumlar başörtülerini ateşe verdi. Bu protestolar, yalnızca hapishanedeki kadınlarla sınırlı kalmadı; aynı zamanda uluslararası düzeyde de büyük destek buldu.Evin Hapishanesi’ndeki kadınlar, zorlu koşullar altında bile mücadele etmeye devam ediyorlar. Her gün, her an, kendilerine yaşam alanı yaratmak ve hakları için savaşmak için mücadele ediyorlar. Bu kadınlar, hapishanede yaşadıkları zorluklarla baş etmeye çalışırken, aynı zamanda özgürlükleri için de direnişlerini sürdürüyorlar.