Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Hamdolsun koronavirüsü hafif belirtilerle geçirdik. Karantina döneminde çalışmalarımızı evden sürdürdü. Dualarıyla yanımızda olan milletimize şükranlarımızı sunuyorum. Geçmiş olsun dileklerinde bulunanlara teşekkür ediyorum.
Testimizin negatife dönmesinin ardından Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Konseyi ile bir araya geldik. Cumartesi günü Hazine ve Maliye Bakanlığımızın enflasyonla mücadele kapsamında atılacak adımların açıklandığı toplantıya canlı bağlantı ile katıldık. Temel gıda ürünlerinde KDV'yi yüzde 8'den yüzde 1'e indirme kararımızı milletimizle paylaştık.
Pirinç, makarna, et, balık, çay, kahve, su, süt ve süt ürünleri, yumurta, yemeklik yağ, şeker ve şekerli ürün çeşitleri, meyve, sebze, kuruyemiş, bakliyat gibi KDV indiriminin ülkemize ve milletimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum.
YASTIK ALTI ALTINLARI EKONOMİYE KAZANDIRMA ÇAĞRISI
Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması konusu da kamuoyu ile paylaşıldı. Tüm vatandaşlarımızı bu imkandan yararlanmaya davet ediyoruz.
BAE ZİYARETİ
BAE ziyaretim sırasında toplam 13 anlaşmayla ülkelerimiz arasındaki münasebetin ahdi temelini güçlendirdik. Türkiye-BAE ilişkilerine yeni ivme kazandıran bu ziyaretin her iki ülke açısından verimli ve hayırlı neticeler doğuracağına inanıyorum.
Önümüzdeki dönemde Körfez bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin gelişmesine, kalkınmasına, büyümesine destek verecek ülkelerle temasları daha da sıklaştıracağız.
"DÜN İLE BUGÜN ARASINDA VİCDANLI İRTİBAT KURULMUYOR"
Bugünkü kabine toplantımızda da gündemimizdeki hususları istişare ettik. Görüldüğü gibi ülkemize ve hizmetlerimizi kaldığımız yerden çok daha yoğun şekilde sürdürüyoruz. Karantina sürecinde yaptığımız takiplerde tespit ettiğimiz en önemli tespit, dün ile bugün arasında yeteri kadar güçlü, vicdanlı bir irtibatın kurulamadığıdır. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görmeden 2023 hedeflerimizin 2053 vizyonumuzun anlaşılması mümkün değildir.
Hükümete geldiğimizde ülkemizin nüfusu 65 milyondu. Altyapısı, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan enerjiye her alanda yılların birikimi olan sorun, eksiklik, mahrumiyetlerin ağırlığı altında adeta eziliyorduk.
Karşımızda tarihi, medeniyeti ile küs, potansiyeli ve imkanları küresel baronların temsilciliğini üstlenmiş, ayağına pranga vurulmuş Türkiye gerçeği vardı. Her isteyen evladımızın eğitime ulaşabilmesi, kamuda ve hatta sokakta değerlerine ve kültürüne saygılı muamele görebilmesinin 81 vilayetimizin hepsinde belirli standardın üzerinde temel altyapılardan faydalanması, insanca hayat sürmesinin gerçekten zor olduğu gündemden geçerek bugünlere geldik.
Eski Türkiye ile bugünkü Türkiye fotoğraflarının doğru, vicdanlı, ahlaklı, sağlıklı mukayesesini yapmak hepimizin görevidir. Günü yaşayarak, kurtararak geleceğimize güvenle bakamayız. Önceliğimiz can ve mal güvenliğimizi tehdit eden terördür. İstiklalimizi ve istikbalimizi hedef alan kuşatmalardır. Teröre ve işsizliğe kalıcı çare bulunmasına mani olan siyasi istikrarsızlıktır.
Musluktan akan suyun, tavanda lambanın, kışı geçirecek nevaleyi temin edebilmenin en büyük sevinç sebebi olan günler yaşadık. Bugün ana sınıfından üniversiteye, dünyanın imrenerek baktığı şehir hastanelerimizle, bölünmüş yol ağımız ve sayısını 56'ya çıkardığımız havalimanlarımız, 100 bin megawat kurulu enerji gücümüz, toplu konut projelerimiz, millet bahçelerimiz, yerli ve milli katkı oranını yüzde 80'lere doğru taşıdığımız savunma sanayimiz, misafir kapasitesini 6 kat arttırarak turist ağırlama altyapımızla, yüzde 5'in üzerinde gerçekleşeme büyüme ile dünyanın en büyük 10 ekonomisine girmek için son dönemece giren bir Türkiye yaşıyoruz.
Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, hükümet olarak uyguladığımız ekonomi programında vatandaşlarımızın işini korumak, sürekli yeni iş alanları oluşturarak istihdamı geliştirmek vardır. Nüfusumuz 20 yıl öncesine göre 20 milyon artarken istihdama katılan kişi sayısı da 34 milyona çıktı. Tarihimizin en yüksek işgücünün katılım oranına çıkarken istihdamı 30 milyonun üzerine çıkardık.
Dünyanın panikle işine kapandığı dönemde biz farklı politika izleyerek üretimi ve bireyleri destekledik. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla hedefli ekonomi programımızı kararlılıkla uygulayarak salgının ilk ayındaki kalıpları telafi etmekle kalmadık, ötesine de geçtik.
"FİYAT ARTIŞLARI GEÇİCİDİR"
Elbette canımızı yakan fiyat artışları vardır. Emin olun bunların hepsi geçicidir, konjonktüreldir. Çalışanların gelirlerinde yüksek oranda artış yaparak hayat pahalılığının yükünü azaltmanın gayreti içindeyiz.
Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, hükümet olarak uyguladığımız ekonomi programında vatandaşlarımızın işini korumak, sürekli yeni iş alanları oluşturarak istihdamı geliştirmek vardır. Nüfusumuz 20 yıl öncesine göre 20 milyon artarken istihdama katılan kişi sayısı da 34 milyona çıktı. Tarihimizin en yüksek işgücünün katılım oranına çıkarken istihdamı 30 milyonun üzerine çıkardık.
Dünyanın panikle işine kapandığı dönemde biz farklı politika izleyerek üretimi ve bireyleri destekledik. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla hedefli ekonomi programımızı kararlılıkla uygulayarak salgının ilk ayındaki kalıpları telafi etmekle kalmadık, ötesine de geçtik.
"FİYAT ARTIŞLARI GEÇİCİDİR"
Elbette canımızı yakan fiyat artışları vardır. Emin olun bunların hepsi geçicidir, konjonktüreldir. Çalışanların gelirlerinde yüksek oranda artış yaparak hayat pahalılığının yükünü azaltmanın gayreti içindeyiz.
Uyguladığımız ekonomi politikalarının doğruluğunun kimi mahcubiyetle de olsa içeride ve dışarıda teslim edilmeye başlandığını görüyoruz. Aldığımız tedbirlerin olumlu etkileri her geçen ay biraz daha kendisini gösterecektir.
Son dönemde elektrik fiyatları tüm dünyada yükselmiştir. Bu sadece bize mahsus bir durum değildir. Küresel düzeyde fiyatlar artmıştır. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarının Avro cinsinden rakam ve asgari ücrete oranları üzerinden karşılaştırmasını yaparak gerçek tabloyu dikkatinize sunmak istiyorum.
Konutlarda aylık 200 kilovat tüketim üzerinden bakıldığında Türkiye Avrupa'da 34 ülke arasında vatandaşlarına en ekonomik hizmeti sunan 3. ülkesidir. Norveç 35, Fransa 45, Hollanda 60, Belçika 92, Almanya'da 100 Avro'dur. Asgari ücretle mukayese ettiğimizde ülkemizde yüzde 5,5 oran karşımıza çıkmaktadır.
Benzer tablo doğalgaz konusunda da geçerlidir. Türkiye 100 metreküplük tüketime 18,5 Avroluk faturasıyla Avrupa'nın vatandaşına en ucuz doğalgaz hizmeti sunan ülkesidir.
FATURALARA YENİ DÜZENLEME
210 kilovata kadarki düşük tarife rakamı ilgili kurumlarımız tarafından vatandaşlarımız lehine yeniden değerlendirilecektir. Küçük esnafın korunacağı şekilde konu ele alınacaktır. STK'ların ticaret statüsü de konut statüsüne çevirilecektir.









