Yaklaşık iki saat süren programda Türkiye'nin güncellenen diri fay haritası, Bursa'nın deprem tehlikesi, Marmara'da beklenen büyük deprem, yapı stoku, zemin özellikleri, kentsel dönüşüm ve vatandaşların alması gereken önlemler kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Zemine uygun mühendislik çözümleri uygulanmadığında deprem hasarı ciddi şekilde artıyor."Alüvyon zemin tarım için çok değerlidir ancak yapılaşma açısından mutlaka iyileştirme ister. Gerekli zemin iyileştirmeleri yapılır ve yönetmeliklere uygun bina inşa edilirse güvenli yapı üretmek mümkündür."
- Gemlik Fayı
- Yenişehir-Kayapa Fayı
- Bursa şehir merkezinden geçen diri faylarAykan, İznik-Mekece Fayı'nın yaklaşık 961 yıldır büyük deprem üretmediğini belirterek bu fayın dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi.Ayrıca 1855 Bursa Depremi'nin mutlaka yeniden bilimsel olarak araştırılması gerektiğini ifade etti.
- minarelerin devrildiği,
- büyük yangınların çıktığı,
- şehir merkezinde ağır yıkım yaşandığı hatırlatıldı.Aykan, bu depremin günümüz teknolojisiyle yeniden incelenmesi gerektiğini söyledi.

MTA'nın Güncellenen Diri Fay Haritası Gündemin İlk Başlığı Oldu
Programın açılışında Gazeteci Hasan Şirin, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından güncellenen diri fay haritasını gündeme taşıdı.Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, Türkiye'de diri fay sayısının yıllar içinde önemli ölçüde arttığını belirterek şu bilgileri paylaştı:"1996 yılında yayımlanan diri fay haritasında yaklaşık 150 diri fay bulunuyordu. 2013 yılında bu sayı 485'e yükseldi. Son güncellenen haritada ise Türkiye'deki diri fay sayısı yaklaşık 700'e ulaştı."Aykan, bu artışın yeni fayların oluştuğu anlamına gelmediğinin altını çizerek şunları söyledi:"Bu faylar zaten milyonlarca yıldır vardı. Yeni oluşmadılar. Sadece gelişen bilimsel araştırmalar, arazi çalışmaları ve büyük depremler sonrasında ortaya çıkan yüzey kırıkları sayesinde keşfedildiler.""Fay Sayısının Artması Deprem Riskinin Arttığı Anlamına Gelmiyor"
Aysun Aykan, kamuoyunda oluşan yanlış algıya dikkat çekerek deprem tehlikesi ile deprem riskinin birbirinden farklı kavramlar olduğunu söyledi.Aykan'a göre; Fay sayısının artması yalnızca deprem tehlikesi hakkında daha fazla bilgi sahibi olunduğunu gösteriyor. Deprem riski ise yapıların dayanıklılığı, zemin özellikleri, yapı denetimi ve şehirleşme gibi birçok faktöre bağlı.Aykan şu değerlendirmede bulundu:"Türkiye'nin deprem tehlikesi zaten yüksekti. Yeni keşfedilen faylar bunu değiştirmiyor. Riski artıran esas unsur dayanıksız yapılardır. Japonya'nın deprem tehlikesi bizden daha yüksek olmasına rağmen deprem riski düşüktür. Çünkü binaları güvenlidir."Doç. Dr. Mustafa Şenkaya da aynı konuda şu değerlendirmeyi yaptı:"Deprem tehlikesini belirleyen unsur fayların sayısı değildir. Asıl önemli olan bu fayların ne zaman kırıldığı, hangi büyüklükte deprem ürettiği ve tekrar üretme potansiyelidir."Şenkaya, yeni belirlenen faylar üzerinde paleosismolojik çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek ancak bu çalışmalar sonucunda gerçek risk analizlerinin yapılabileceğini ifade etti."Büyük Depremler Yeni Fay Oluşturmuyor"Hasan Şirin'in, "Kahramanmaraş depremleri yeni faylar mı oluşturdu?" sorusunu yanıtlayan Şenkaya, şu açıklamayı yaptı:"Hayır. Büyük depremler yeni fay oluşturmaz. Var olan faylar kırılır. Deprem sonrası gördüğümüz yüzey kırıkları zaten mevcut olan fayların yeryüzünde görünür hale gelmesidir."Şenkaya, Kahramanmaraş depremi sonrası oluşan yüzey kırıklarının MTA'nın güncellenen diri fay haritasına işlendiğini belirtti.İkiz Depremler Nedir?
Programın önemli başlıklarından biri de Venezuela'da meydana gelen art arda büyük depremler oldu.Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, "ikiz deprem" kavramını ayrıntılı şekilde anlattı.Aykan; 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin, Balıkesir Sındırgı depremlerinin ikiz deprem örnekleri olduğunu belirtti.Aykan, komşu fayların birbirini tetiklemesi sonucu benzer büyüklükte iki büyük depremin meydana gelebildiğini ifade etti."0,1 Büyüklük Farkı Küçük Görünse de Enerji Çok Farklı"Aysun Aykan, depremlerde büyüklük farklarının yanlış değerlendirildiğini söyledi.Deprem büyüklüklerinin logaritmik olarak hesaplandığını belirten Aykan şu ifadeleri kullandı:"Vatandaşlarımız 7.2 ile 7.3 büyüklüğündeki depremleri birbirine çok yakın görüyor. Oysa enerji açısından aralarında ciddi fark bulunuyor. Aynı şekilde 6 ile 7 büyüklüğü arasında onlarca kat enerji farkı vardır."Bursa'nın Zemini Neden Riskli?
Gazeteci Hasan Şirin'in Bursa'nın zemin yapısına ilişkin sorusunu yanıtlayan Doç. Dr. Mustafa Şenkaya, Bursa'nın Marmara Bölgesi'nin en karmaşık zeminlerinden birine sahip olduğunu söyledi.Şenkaya'nın açıklamalarına göre; Bursa Ovası'nın büyük bölümü alüvyon zemin üzerine kurulu. Dere yatakları ve eski tarım alanları yapılaşma açısından risk taşıyor.Zemine uygun mühendislik çözümleri uygulanmadığında deprem hasarı ciddi şekilde artıyor."Alüvyon zemin tarım için çok değerlidir ancak yapılaşma açısından mutlaka iyileştirme ister. Gerekli zemin iyileştirmeleri yapılır ve yönetmeliklere uygun bina inşa edilirse güvenli yapı üretmek mümkündür."
"Deprem Değil, Bina Öldürüyor"
Program boyunca sık sık yapı güvenliğine vurgu yapıldı.Her iki uzman da Türkiye'de yaşanan can kayıplarının temel nedeninin depremler değil, mühendislik hizmeti almamış yapılar olduğunu dile getirdi.Bursa'nın En Riskli Fayları Hangileri?
Aysun Aykan, Bursa'nın birçok aktif fay tarafından çevrelendiğini belirtti.Özellikle şu faylara dikkat çekti:- İznik-Mekece Fayı- Gemlik Fayı
- Yenişehir-Kayapa Fayı
- Bursa şehir merkezinden geçen diri faylarAykan, İznik-Mekece Fayı'nın yaklaşık 961 yıldır büyük deprem üretmediğini belirterek bu fayın dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi.Ayrıca 1855 Bursa Depremi'nin mutlaka yeniden bilimsel olarak araştırılması gerektiğini ifade etti.
1855 Bursa Depremi Hatırlatıldı
Aykan, halk arasında "Küçük Kıyamet" olarak bilinen 1855 Bursa Depremi'nin şehir tarihindeki en büyük afetlerden biri olduğunu belirtti.O dönemde;- çok sayıda caminin yıkıldığı,- minarelerin devrildiği,
- büyük yangınların çıktığı,
- şehir merkezinde ağır yıkım yaşandığı hatırlatıldı.Aykan, bu depremin günümüz teknolojisiyle yeniden incelenmesi gerektiğini söyledi.











