Ankara NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen tarihi protokolü değerlendiren Proneikos, mehter geleneğinin tarihsel önemine dikkat çekerek Türkiye'nin kültürel mirasını diplomatik protokolle buluşturduğunu ifade etti.Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Liderler Zirvesi, diplomatik temasların yanı sıra tarihi ve kültürel unsurlarıyla da dünya gündeminde yer aldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen resmi karşılama töreni ve Türk kültürünü yansıtan detaylar, yabancı konukların ilgisini çekti.
Mehteran Takımı Liderleri Karşıladı
NATO Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelen devlet ve hükümet başkanları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde mehteran takımı eşliğinde karşılandı.Resmi törende ayrıca Türk devlet geleneğini simgeleyen temsili askerler de yer aldı. Zirve kapsamında düzenlenen akşam yemeğinde ise Türk mutfağından seçkin lezzetler konuklara ikram edildi.Liderlerden Türkiye'ye Tam Not
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede liderler ikili görüşmeler yaptı, çeşitli anlaşmalara imza atıldı ve ortak basın açıklamaları gerçekleştirildi.Katılımcı liderlerin, organizasyon, ev sahipliği ve protokol düzenine ilişkin memnuniyetlerini dile getirdiği belirtildi.Bulgar Yazar Sophia Proneikos'tan Dikkat Çeken Değerlendirme
Bulgar yazar Sophia Proneikos, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Ankara'daki zirvenin yalnızca diplomatik yönüyle değil, tarihi sembollerle de öne çıktığını ifade etti.Proneikos, zirvenin savunma harcamaları, NATO'nun endüstriyel kapasitesinin artırılması ve Ukrayna'ya yönelik askeri destek başlıklarında önemli kararlarla sonuçlandığını belirtti."En Büyüleyici Sahne İlk El Sıkışmadan Önce Yaşandı"
Paylaşımında resmi karşılama törenine özel bir bölüm ayıran Proneikos, şu değerlendirmede bulundu:"Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasında değil, daha ilk el sıkışmadan önce yaşandı."Bulgar yazar, NATO liderlerinin dünyanın en eski askeri bandolarından biri olarak kabul edilen mehter eşliğinde karşılanmasını, modern diplomasi ile tarihi mirasın buluştuğu simgesel bir tablo olarak değerlendirdi.






