banner42

26.07.2021, 08:14

Önemli günler, haftalar

Bir kısmı, önemli ulusal kazanç elde edildiğinden dolayı, bir kısmı gelenekten gelen uygulamalardan dolayı, diğer bir kısmı ise, bir soruna dikkat çekmek için, takvimlere sıkıştırılmış önemli günler ve haftalar vardır ya,  aralarına öyle şeyler sıkıştırılmıştır ki, neden, nasıl ve kim tarafından konduğunu çözmeniz imkansızdır.

Temmuz ayı, işte bu günler için hayli zengin bir özellik gösteriyor.

Önce bir liste yayınlayalım:

1 Temmuz Perşembe

Kabotaj ve Deniz Bayramı

2 Temmuz Cuma

Dünya UFO Günü

5 Temmuz Pazartesi

Bikini Günü

Nasrettin Hoca Şenlikleri (5 – 10 Temmuz)

6 Temmuz Salı

Dünya Öpüşme Günü

7 Temmuz Çarşamba

Dünya Çikolata Günü

10 Temmuz Cumartesi

Dünya Hukuk Günü

13 Temmuz Salı

Patates Kızartması Günü

14 Temmuz Çarşamba

Dünya Kebap Günü

15 Temmuz Perşembe

Demokrasi ve Millî Birlik Günü

17 Temmuz Cumartesi

Dünya Emoji Günü

18 Temmuz Pazar

Dondurma Günü

19 Temmuz Pazartesi

Kurban Bayramı Arifesi

20 Temmuz Salı

Kurban Bayramı (20 – 23 Temmuz)

Dünya Satranç Günü

21 Temmuz Çarşamba

Abur Cubur Günü

22 Temmuz Perşembe

Dünya Hamak Günü

24 Temmuz Cumartesi

Gazeteciler ve Basın Bayramı

Lozan Antlaşması

26 Temmuz Pazartesi

Hasat Bayramı

28 Temmuz Çarşamba

Dünya Hepatit Günü

29 Temmuz Perşembe

Dünya Kaplan Günü

30 Temmuz Cuma

Dünya Arkadaşlık Günü

Dünya Cheesecake Günü

Maşallah hayli zengin. İçinde UFO günü, bikini günü, öpüşme günü, patates kızartması günü, kebap günü, emoji günü, aburcubur günü, hamak günü,  dondurma günü, kaplan günü, dünya cheesecake günü gibi, ne işe yaradığı, kimin tarafından eklediği ve bunların varsa bir kurumda nasıl kabul gördüğünü anlamış değilim.

Belki her sorununu çözmüş ülkelerde bu günlerin toplum tarafından kabulü ve kutlanıyor olması normal, ama biz henüz bu aşamada değiliz gibime geliyor.

Bu meselenin bir yanı.

Diğer yanı, Temmuz ayında bizim hatırlamamız gereken bir önemli gün daha var, ama maalesef listede bulamadım.

23 Temmuz 1939 Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma günü.  En azından, aradaki bir gün fark ve birbirleriyle ilişkili olduğu için Lozan içine alınması, onunla birlikte kutlanması ve takvimlere eklenmesi gerekirdi.

Takvimlere eklenmediği gibi, parlamentoda grubu bulunan partiler olarak baktığımızda, Akşener dışında herhangi bir parti genel başkanının, twetlerinde de yer almadı maalesef.

Hele aynı güne rast gelen T.C nin tapusu kabul edilen Lozan antlaşması bile, sadece Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Akşener’in twetlerinde yer aldı.

Hatay meselesi neden önemli?

Biliyorsunuz, Lozan antlaşmasında Musul-Kerkük-Hatay gibi bir kısım bölgeler sonuca bağlanmamıştı. Daha sonra İngilizler ve Fransızlar’la yapılacak anlaşmalar ve  referandum vb. yöntemlerle hangi ülkeye dahil olacağına karar verilecekti.

Nitekim, 1925-38 arasında hemen hepsi İngiliz destekli iç isyanlardan dolayı Musul meselesinde adım atılamamış, ama 1938’de Hatay meselesi bu modelle çözülmüştü.

Önce tarihçesi

Hatay,  bilindiği gibi 1516 yılında Osmanlı Devleti sınırları içerisine girmişti. Ancak 1. Dünya Savaşı sonunda Fransızlar bölgeyi işgal etmesi ile elden çıkmıştır. 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye ve Fransa arasında imzalanan Ankara Anlaşması'yla Hatay, Fransa yönetiminde olan Suriye sınırları içinde kaldı. Ancak, 1935 yılında Fransa, Hatay üzerindeki haklarını Suriye yönetimine devretti. Bunun üzerine Türkiye, Ankara Anlaşması'nın ihlal edildiğini belirtti ve bu durumu Milletler Cemiyeti'ne taşıyarak bölgenin bağımsız olması gerektiğini bildirdi.

Daha sonra Milletler Cemiyeti'nin aldığı karar göre Hatay’ın iç işlerinde bağımsız dış işlerinde Suriye'ye bağlı özerk bir devlet olduğu kabul edilmiştir. Fakat Fransa, Milletler Cemiyeti'nin aldığı bu kararı uygulamada isteksiz davranınca Türkiye önemli bir adım attı.  

5 Temmuz 1938 günü Fransızların Hatay üzerinde hak iddia etmeleri üzerine 5000 Türk askeri Hatay'a girdi. Seçimler ile oluşturulan Hatay Meclisi, 2 Eylül 1938'de toplanarak bağımsız Hatay Cumhuriyeti'ni ilan etti. Cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen, Başbakanlığa ise Abdurrahman Melek seçildi. 29 Haziran 1939 tarihinde de Hatay, oy birliğiyle Türkiye'ye katıldı.

Türkiye’ye katılımında en önemli etken nüfus ve tercih meselesi oldu.

O dönemde Hatay’ın nüfus yapısı şöyleydi:

Toplam nüfus 220.000 kişi.

Arap Alevîleri 61,600 yüzde 28, Sünni Araplar            22,000 yüzde 10, Hıristiyanlar 17,600 yüzde    8, Türkler          86.000 yüzde 40, Ermeniler 24,200 yüzde 11, Çerkesler, Yahudiler, Kürtler        8,800  yüzde 4.

Sunni Araplar ve Ermeniler dışında, hemen hepsi, özellikle Arap Alevileri Türkiye’ye katılmaktan yanaydı.

Ama, tüm etnisiteler ikna edildi ve  Hatay Meclisi’nin Türkiye’ye katılım kararı oy birliği ile alındı.

Bugünkü durum

2011 yılında Suriye Devleti’ni parçalamaya karar veren emperyalizm ve uydularının başlattıkları iç savaştan kaçan ve bir kısmı da çeşitli politik amaçlarla Türkiye’ye tercihen gelen Suriyeli sığınmacıların büyük bölümü, akrabalık ilişkileri nedeniyle, sınır kentlerine yerleşti. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 2020 verilerine göre, geçici koruma kapsamında kayıt altına alınan ve Türkiye nüfusunun yüzde 5'ini oluşturan-ki bazı kurumların açıklamalarında daha fazla geçiyor- Suriyelilerin 1 milyon 414 bin 80'i, sınır kentlerinde kaldı. Suriyelilerden 449 bin 667'si Gaziantep, 435 bin 699'u Hatay, 423 bin 711'i Şanlıurfa ve 105 bin 6'sı Kilis'i tercih etti. Bölgede oluşan yoğunluk ile Suriyeli nüfusu, Kilis nüfusunun yüzde 74,23'ünü, Hatay nüfusunun yüzde 26,33'ünü, Gaziantep nüfusunun yüzde 21,56'sını ve Şanlıurfa nüfusunun yüzde 20,10'unu oluşturuyor.

Yazının sonu itibariyle aklıma takılan bir soru.

Soruyu, şöven, insan haklarına aykırı ya da sığınmacıları düşman gören bir kavram olarak algılamayın. Çünkü öyle düşünmüyorum. Savaştan kaçan insanları korumak, onların savaş bitip, güvenceye alınıncaya kadar yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak, en başta gelen insanlık borcudur.

Soru, oldukça reel ve karşımıza çıkması oldukça yüksek jeopolitik bir soru. Hem de hepimizi, bir şekilde mutlaka ilgilendirecek olan, olası bir gelişmenin sorusu.

Malumunuz Hatay, Fransa’nın İkinci Dünya Savaşı arifesinde oldukça zor bir durumda olduğu şartlarda yapılan bir seçimle Türkiye sınırlarına dahil oldu.

Soru; Suriyeli sığınmacılar, savaş bitiğinde ülkelerine dönmeyip, etnisitelerini korur halde, demografik yapıyı bu şekilde hızlıca değiştirirse,  10-15 yıl sonra aynı modelle çıkması ya da özerk yönetime geçmesi mümkün olur mu?

Şair demiş ya; “işte sana bir soru ve çözmen gereken bir sürü sorun!..”

banner54
18°
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Altay 7 15
2. Beşiktaş 7 14
3. Trabzonspor 6 14
4. Hatayspor 6 13
5. Fenerbahçe 6 13
6. Konyaspor 6 12
7. Alanyaspor 6 12
8. Karagümrük 7 11
9. Kayserispor 6 10
10. Sivasspor 7 9
11. Adana Demirspor 7 9
12. Galatasaray 6 8
13. Antalyaspor 7 8
14. Gaziantep FK 7 8
15. Malatyaspor 7 6
16. Göztepe 6 5
17. Kasımpaşa 6 5
18. Başakşehir 6 3
19. Giresunspor 6 1
20. Rizespor 6 1
Takımlar O P
1. Ümraniye 7 19
2. Erzurumspor 7 15
3. Ankaragücü 6 12
4. Eyüpspor 6 12
5. Tuzlaspor 6 11
6. Kocaelispor 6 10
7. Bandırmaspor 6 9
8. Manisa FK 7 9
9. Gençlerbirliği 7 8
10. Boluspor 6 7
11. Samsunspor 5 7
12. Altınordu 6 7
13. Menemenspor 6 7
14. Adanaspor 7 6
15. Balıkesirspor 5 6
16. Denizlispor 6 6
17. Bursaspor 6 5
18. İstanbulspor 5 4
19. Ankara Keçiörengücü 6 4
Takımlar O P
1. Liverpool 6 14
2. Man City 6 13
3. Chelsea 6 13
4. M. United 6 13
5. Everton 6 13
6. Brighton 5 12
7. West Ham 6 11
8. Aston Villa 6 10
9. Brentford 6 9
10. Tottenham 5 9
11. Watford 6 7
12. Leicester City 6 7
13. Arsenal 5 6
14. Crystal Palace 5 5
15. Southampton 5 4
16. Wolverhampton 5 3
17. Newcastle 6 3
18. Leeds United 6 3
19. Burnley 6 2
20. Norwich City 6 0
Takımlar O P
1. Real Madrid 7 17
2. Sevilla 6 14
3. Atletico Madrid 7 14
4. Real Sociedad 6 13
5. Valencia 7 11
6. Rayo Vallecano 6 10
7. Athletic Bilbao 7 10
8. Barcelona 5 9
9. Real Betis 6 9
10. Villarreal 6 8
11. Osasuna 6 8
12. Mallorca 6 8
13. Cádiz 6 6
14. Elche 6 6
15. Espanyol 7 6
16. Levante 6 4
17. Celta de Vigo 6 4
18. Granada 6 3
19. Deportivo Alaves 6 3
20. Getafe 6 0

Gelişmelerden Haberdar Olun

@