21.10.2020, 08:45

Eğitimde Markalaşma

EĞİTİMDE MARKA OLMANIN ZORUNLULUĞU :

            Bütün sektörler için geçerli olan markalaşma, eğitim sektörü için de geçerlidir. Çünkü rekabetin arttığı, velinin, öğrencinin bilinçlendiği bir ortamda öğrencinin eğitim hizmetini satın alması, kaydını yaptırması için bir gerekçesi olmalıdır. Eğitim kurumunu kendisi ile özdeşleştirmeli, yaşam biçimi ile ilişkilendirmeli ve hizmeti satın almayı yaptığında kendini iyi hissetmelidir.

            Son 10-15 yıldır Türkiye’de belli sayıda eğitim kurumları markalaşma sürecine girmiştir. Bazıları güçlü bir marka olarak kendilerini hissettirmeye başlamışlardır. Ancak çoğu hala güçsüzdür. Bunun temel nedeni ise ,” bilginin, uzmanlığın yeterince devreye sokulmamasıdır. Hatta iyi durumda olan markaların bazıları bile sezgiler, tahminler, öykünmeler hatta rastlantı ve şans olarak gelişmiş, bugünlerine ulaşmıştır.”

            Marka olmuş okul öncesi eğitim kurumları, ilköğretim okulları, liseler, üniversiteler ve kurslar kalite ve ekonomik yönden geleceğe daha güvenle bakarlarken, öğretmen, öğretim görevlileri ya da diğer yetkin çalışma elemanları bulmakta zorlanmazken, marka olamamış eğitim kurumları günü kurtarma mücadelesi vermekte geleceğe kaygı ile bakmaktadırlar.

            Kısacası ayakta kalmak, süreklilik göstermek isteyen tüm özel eğitim kurumlarının tek çaresi markalaşmak ve kaliteli hizmet vermektir.

            Çünkü kalite, günümüzde bireysel ve kurumsal başarının anahtarı olarak kullanılmaktadır. Bu anlayış birdenbire ortaya çıkmamıştır.Hızla değişen ve globalleşen dünyada bu değişimi hızlandıran teknoloji, ekonomik, toplumsal ve yönetsel değerler, daha güzel, daha iyi olanaklarda yaşama çabaları kalite kavramını ortaya çıkarmıştır.Hatta kalite kavramı yetmediği için marka olayını zorunlu kılmıştır.Günümüzde ulusal ve evrensel düzeyde üretim ve hizmet sektöründe zorlu rekabet ortamında sektörlerin var olmaları, yaşamaları,süreklilik gösterebilmelerinin başka çıkar yolu kalmamıştır.

“ Davranış değiştirme süreci ” olarak tanımladığımız eğitimde de markalaşma kaçınılmazdır. Değişim ve gelişmelerin hareket noktası olan eğitim her türlü geçişin hareket kapısıdır. Buna bağlı olarak da eğitim kurumları mevcut konumlarında yapısal ve işlevsel değişiklik yapmak zorundadırlar. Yoksa süreç içerisinde hantallaşırlar ,günün gereksinimlerine yanıt veremezler, küçülürler ve sonunda yok olup giderler. Bu duruma düşmemek için eğitim kurumları vakit
geçirmeden kendileri ile yüzleşmeli, kaliteli olanı yetiştirebilmek için markalaşmalıdır.

EĞİTİMDE MARKALAŞMANIN SÜRECİ :

            Marka, nesnel ve öznel özelliklerin karışımıdır. Eğitimin nesnel özellikleri öğretmen, doküman, eğitim ortamı, binadır. Öznel özellikleri ise eğitim kurumunun markasıdır. Bunun yarattığı güvenilirlik, aranılırlık, itibardır. İşte bu güvenilirliği ve aranılırlığı yaratma sürecinde bazı kuralların uygulanması zorunludur.
Bu kuralları şöyle sıralayabiliriz:


 

Sürdürülebilir Kalite :Kalite mükemmeli olağandan ayıran özelliktir. Eğitimde kalitenin hedefi daha fazla başarı ve daha az başarısızlık, olağandan sıyrılmak mükemmele ulaşma çabası olmalıdır.
            Eğitimi bir üretim hattı olarak düşünmemeli, sonu olmayan bir eğitim-öğretim süreci olarak ele almalı. Kurumun sağlayacağı hizmetleri ve standartlarını açık bir biçimde tanımlamalıdır. Bunu yaparken de veli, öğrenci, öğretmen ile işbirliği yapmalıdır. Velinin, öğrencinin, öğretmenin beklentilerinin hızla değiştiğini görmelidir.Yarınlarında var olmak isteyen eğitim kurumları “ öğrenci ” odaklı bir kalite sistemi geliştirmek zorundadır. Ama şunu da unutmamak gerekir kaliteyi ön plana çıkarmak bunun yeterli olacağını düşünmek markalaşmada hüsrana neden olabilir. Çünkü markalaşmada kalite gereklidir fakat tek başına olursa yetersiz kalır.

Tanıtım ve Reklam : Bir markanın doğuşu tanıtımla sağlanır. Burada reklamın ön planda olacağı anlamı çıkarılmamalıdır. Reklam doğduktan sonra gereklidir. Doğuş sürecinde kamuoyunu kurumumuz hakkında konuşturabiliyorsak bu daha etkilidir. Veliyi, öğrenciyi, öğretmeni, eğitim kurumumuzun kalitesi, mükemmelliği, başarısı hakkında konuşturmak zorundayız. Bunu sağladıktan sonra da, sağlıklı büyüyebilmek için reklama gereksinim vardır. Ancak şunu da unutmamalı Laura Rios’in dediği gibi “Reklam bütçemiz bir ülkenin savunma bütçesi gibidir. Reklama ayırdığımız paralarla hiçbir şey satın alamazsınız, onlar sadece Pazar payını rakiplerimize kaptırmanızı engeller.”

Amblem ve Logo :Amblem markanın işaretle sembolleştirilmesi. Logo ise markanın isim
olarak yazılmış, dizayn edilmiş halidir. Markalaşma sürecinde bunlar iyi belirlenmeli, çağdaş, çekici ,anlaşılır, akıllarda kalıcı olmalı ve kolay kolay değiştirilmemelidir.

Sözcük :Marka eğitim kurumu ,velinin, öğrencinin, öğretmenin zihninde yer edinecek bir sözcüğe sahip olmalıdır.  Başarı,güven,kalite gibi….ya da etkili bir cümleye “hiçbir başarı tesadüf değildir”, “başarının adresi ” gibi….

İsim : Uzun süreçte marka bir isimle özdeşleşir, örtüşür bunu sağlamada eğitim kurumunun yaptığı işle markasını örtüştürmesi gerekir. Sınav, Koç, Sabancı …v.b .Böylece ismin markalaşması kolaylaştırılır.Ancak isim yaratmakla marka yaratmanın farkını da unutmamak gerekir. Bazen marka yarattıklarını sanırlar, oysa sadece meşhur isimler yaratırlar. Yapılan bu hatalar kurumun sürekliliğini önler. Marka isimleri her zaman şirket isimlerinin önüne geçmelidir.

Yayılma ve Daralma :Bir markayı yaratırken marka gücünün yayılma oranı ile ters orantılı olduğu unutulmamalı, markayı genişletmek kısa vadede kar marjını genişletse bile o kurumun işlevinin değiştiği imajını verir. Böylece genişleme-yayılma markanın en kolay baltalama yolu olmuş olur. Hele bu marka başka (eğitim dışı) kurumlara da verilirse bu süreç daha da hızlandırılmış olur. Marka dar tutulursa daha güçlü olunur. Eğitimin bir koluna diyelim ki YKS pazarına hükmetmek için daha güçlü olunur.
            Öncü markalar kategorilerini ( etkili alanlarını )genişletebilirler ancak markalarını asla genişletmemeliler. Ancak bu durum, marka olmuş isimlerin eğitime pay ayırdıkları zaman değişebilir (Koç ,Sabancı gibi ).

Kurum Arkadaşlığı :Bir kategori yaratabilmek için, bir markanın, başka markalara da çağrıda bulunması gerekir. Güçlü, egemen olan marka rakiplerine katlanmakla yetinmemeli onları davet etmelidir. Koç Holdingin eğitimde diğer holdinglere örnek olduğu gibi.

EĞİTİMDE MARKALAŞMANIN YOLU :

İşe Uygun Üst Yönetim Kadrosu: Burada en önemli unsur liderdir. Öncelikle lider ve yönetici arasındaki ayrımın farkında olunmalı. Zaman zaman birbirine karıştırılan bu iki kavram arasında önemli farklar bulunduğu unutulmamalıdır. Çünkü geleneksel “yönetici” tutum ve alışkanlıkları ile gelişme, yenileşme sürecinin önünde ciddi engeller oluşturmaktadırlar. Çünkü yöneticilerin birçoğu kendini yenilemez, geliştirmezler.
            Bundan dolayı yöneticiler seçilirken “liderlik” özelliğine sahip olanlardan seçilmeli ve beyin kadrosu iyi oluşturmalı.
            Yani öncelikle yapılacak işin hedef kitlesine uygun vizyona sahip bir eğitim kurumu sahibi ya da ortakların içerisinde kabul edilmiş lideri olmalı. Sonra da, onun kurumda yapacağı değişikliklere, gelişmelere ayak uydurabilecek, vizyon sahibi, kültürlü, soran, sorgulayan, gerektiği zaman karar alıp uygulayabilen bir üst yönetim kadrosu bulunmalıdır.

Kurumu kuran kişi yönetiyorsa çok dikkat etmeli, çünkü bir kurucu her zaman fırsat odaklı düşünür ve hızıyla, kar yapma güdüsüyle markalaşmayı engelleyebilir. Bir eğitim kurum her zaman eğitim kalitesini ve insana değer verdiğini birinci planda tutmalıdır.

Bu nedenle de markalaşma profesyonel yönetim kadrosunu zorunlu kılar.

İyi Bir Çalışanlar Grubu Oluşturulmalı :     Etkili iletişim kurabilen, entelektüel, diksiyon ve fiziksel olarak kendini öne çıkarabilen bir çalışanlar grubu, bu grupta da takım ruhu oluşturulmalıdır. Ben yerine “biz” diyebilen anlayışı egemen kılmalı ve kesinlikle başarıları ödüllendirilmelidir. Ve unutulmamalı ki; ancak iyi güdülenmiş sürekli çalışanlarla marka oluşturulabilir. Özellikle ortaokul ve lise gruplarında öğretmenlerin değişmemesi çok önemlidir. Gelişim hafızasında bulunmalı her öğrenci.

Kaliteli Hizmet: Eğitim sektöründe kadro, doküman, yayın, fiziki konum ve şartlar ile öne çıkılmalıdır yoksa “ seçmek diğerlerinden vazgeçmektir ” sözü oluşturulamaz. Kaliteden ve dürüstlükten asla taviz verilmemelidir.

Hedef Kitlenin Belirlenmesi: Hedef kitlenin belirlenmesi değişik ölçütlerden yararlanıp değerlendirmesi dikkatlice yapılmalıdır. Çünkü bütün öğrenciler hedef kitle olamaz. Ekonomik, demografik, sosyolojik, psikolojik hatta kişisel etkenler göz önüne alınarak kitle belirlenebilir.

İsim Verme : Markalaşmaya gidilecekse, isim seçimine dikkat edilmeli, eğitim karakterine uyan kitlenin kulağına hoş gelen, eğitimi, başarıyı, yaptığı işi çağrıştıran bir isim verilmeli.
Tanıtım: Marka, kalitede olduğu kadar iletişim anlamında da tanıtımla marka örtüşmelidir. Görsel kimlik ve halkla ilişkiler son derece önemlidir. Bu arada en çok dikkat edilmesi gereken nokta eğitim kurumu sahiplerinin zevk ve beğenilerine göre tanıtım ve reklam yapılmamasıdır. Bu iş uzmanlarına bırakılmalıdır.Yoksa markalaşma da kurumsallaşma oldukça zor olur.
Değerlendirme: Ne yapılırsa yapılsın, hangi icraatta bulunulursa bulunulsun mutlaka değerlendirilmeli. Üst yönetim öğrencinin, velinin, öğretmenin ve diğer çalışanların görüşlerini almalı, önerilerini değerlendirmeli, araştırmalı ileriye bakarken mutlaka ara sıra geriye dönüp değerlendirme yapmayı da unutmamalıdır.

Geliştirme ( AR-GE ) :Sürekli gelişme, kalitenin artırılması, imajı da, karı da artıracaktır. Bu nedenle AR-GE’ye çok önem verilmeli kurumun harcama payları arasında mutlaka yer almalıdır. Dünyadaki yenilikleri, gelişmeleri izleyecek, onlara uyum sağlayacak bir birim oluşturulmalıdır.

banner27
banner33
banner25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Everton 10 16
7. M. United 9 16
8. Aston Villa 8 15
9. Man City 9 15
10. West Ham 9 14
11. Wolverhampton 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 9 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 9 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Levante 10 8
19. Huesca 11 7
20. Celta de Vigo 10 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@