04.11.2020, 10:36

Deprem sonrası çocuklar

            Ülkemizin deprem kuşağının üstünde yer aldığı kaçınılmaz bir gerçek. Bu nedenle başta 1999 yılında yaşanan Gölcük depremiyle birlikte ülkemizde oldukça büyük depremler yaşanmıştır. Bu depremler izlerini kimilerimizin evinde kimilerimizin yüreğinde ve ruhunda bıraktı. Başta İzmir olmak üzere depremden gerek fiziksel gerek ruhsal olarak zedelenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Bizler ruh sağlığı çalışanları olarak sizlere destek sağlamak için her zaman hazır durumda beklemekteyiz.

            Türkiye’de yaşanan depremler sonrasında hem çocuklar hem de yetişkinler evsiz ve ailesiz kaldı. Yapılabilecekler arasında onlara sıcak bir yuva açmak dışında pek bir şey kalmıyor. Peki ruh sağlıkları? Maalesef ülke olarak depremin çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkileri hakkında pek fazla bilimsel araştırma yapılmıyor. “Deprem şoku geçiren çocuklar bu süreçte neler yaşıyor, bu süreci nasıl atlatabilirler?” soruları üzerine düşünülüp net bir araştırma yapılmamış ve yazılmamıştır. Bizler oldukça sık şekilde yurtdışı kaynakları takip ederek bu alanda çalışmalarımızı devam ettirmekteyiz.

            Deprem şoku; “Özellikle okul öncesi ve ilkokul çocuklarında bir deprem olayı sonrasında; çocuğun yaşadığı korkular, çocuğun gelişimindeki gerileyen davranışlar ve bazı psikolojik problemlerdir.”

Deprem şoku nedir ve nasıl tanımlanır?

            Deprem sonrasında her çocukta deprem şoku görülmesi beklenmez. Depremin etkileri yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda birbirinden farklı olarak ortaya çıkabilir. Onlar da tıpkı bizler gibi değişik savunma mekanizmaları geliştirebilirler. Elbette bu durum çocuğun yaşı, gelişimi ve ailesi ile olan ilişkileriyle de doğru orantılıdır. Depremin bireyler üzerindeki en büyük etkisi güvende olamama ve hissedememe duygusudur. Özellikle okul öncesi dönem dediğimiz 3-6 yaş ve yeni doğan 0-1 yaş arası çocuklarda bu durum bağlanmayla ilişkilendirilir. Bu durumla karşılaşan çocuklara yapılması ve uygulanması gereken terapötik yardımın başlıca güven duygusu oluşturma üzerine olması bireyin erişkinlik hayatını da pozitif yönde etkileyecektir.

Yaşanılan deprem sürecinin çocuklarda oluşturduğu etkiler!

            Deprem sürecinden sonra bazı çocuklarda değişkenlik gösteren belli başlı davranışlar gözlemleyebiliriz. Bunlar genellikle; uykusuzluk, huzursuzluk, ani davranış değişiklikleri ve öfke patlamaları, beslenme sorunları, yalnız kalma korkusu, karın ağrıları, mide bulantıları, okula gitme isteğinde azalma, ayrılma kaygısı gibi davranışlardır. Bu duruma gelindiğinde çocuğu azarlamak ya da cezalandırmak ebeveyne yarardan çok zarar sağlayacaktır. Pozitif yaklaşım sağlamak ve çocuğun anlaşıldığını hissetmesi büyük önem taşımaktadır.  Özellikle, çocuğun anlayacağı ve anlamlandırabileceği bir dille deprem anlatılmalı gerekirse somutlaştırılmalıdır.

Deprem sonrası çocuğumla nasıl konuşmalıyım?

            Bu süreci ve durumu kısa ve öz şekilde anlatmanız yeterli olacaktır. Ne kadar detaya girilirse çocuğun kafasının karışması olası bir hal alacağı için verilen cevaplar kısa ve net olmalıdır.  Örneğin; “Nasıl ki yağmurlu havalarda şimşek çakabiliyor veya gök gürültüsü olabiliyorsa, her zaman olmasa da deprem de bir o kadar doğal ve olası bir durumdur.” Bu tarz somutlaştırılmış ve örneklendirilmiş açıklamalar yeterli olacaktır. Aynı zamanda çocuğun duygusunu anlamak ve o duyguda kalabilmek te önemlidir; “korktuğunu biliyorum ve bu durumu anlıyorum. Ben de çok şaşırdım ama artık güvenli bir yerdeyiz ve ben senin yanındayım” gibi kurduğunuz güven içerikli cümleler duygusal olarak onu rahatlatacak ve saygı duyduğunuzu hissettirecektir.

            Birey kaç yaşında olursa olsun depremden veya benzeri doğal afetlerden korkabilir. Genellikle ebeveynler bu korkularını çocuklarından saklamaya meyilli olabilir fakat unutmamamız gereken bir şey var ki çocuklar konuşulmasa da duygularınızı hissedebilirler. Duygusunu paylaşabilen ebeveynin çocuğu kendisini daha rahat ve güvende hisseder çünkü bu paylaşım aileyi bir araya getirir ve yaşanılan felaket sonrasında aile için en önemli şey bir arada olmaktır. Unutmayalım ki iletişim bireylerin stres ve kaygılarını azaltan en önemli yoldur.

            Yaşanılan bu durum karşısında ailenin evi onarım süresince çocuğun onlara destek vermesi ve bazı işlerde yardımcı olması iyileşme sürecine de pozitif katkı sağlayabilir. Bu durum 0-3 yaş arası için geçerli değildir. Bu yaş grubu için önemli şey fiziksel temas ve güven duygusudur. Sarılma ve kucaklama en güzel iyileştirici olacaktır.

Bir uzmana başvurmalı ve destek almalısınız!

            Çoğu anne-baba, çocuklarının bu durum karşısında, korku ve kaygılarını yenmelerine yardımcı olabilir fakat yetersiz hissedilen her durumda bir uzmana başvurulmalıdır. TSSB (travma sonrası stres bozukluğu) oldukça yaygın görülen bir durumdur. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocuk ve ergenlerde de travmalara bağlı olarak bu durum görülebilir ve destek alınmazsa hayat kalitesini bozabilir. Yaşanılan şekliyle travmalardan sonra alınan veya alınacak yardım için;

  1. Travmaya maruz kalan kişilerden bir istek veya talep beklenmeksizin bir uzmana götürülmeli/gidilmeli ve uygun terapiye başlanmalıdır.
  2. Travmanın etkileri ve belirtileri her bireyde değişkenlik gösterebileceği için oluşan her davranışsal problem travma olarak nitelendirilmemeli ve ilişkilendirilmemelidir.
  3. Alınacak terapi ve destek kısa süreli değil devamlı ve ihtiyaç süresince olmalıdır.
  4. Uygunluk doğrultusunda grup çalışmalarına dahil olunabilir.
  5. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi ile desteklenmelidir.

            İyileşebilmek için önce bu sürecin zararını kabul etmeli ve iç görü kazanmalıyız. Olayları kabul etmek ve yok saymamak yaşanılan her travmatik olayda olduğu gibi önemlidir. Zamanın muhteşem iyileştirici özelliğinin yanı sıra terapinin gücü de bu süreci atlatmanıza hem kendinizi iyi hissetmenize hem de çocuğunuzun iyi hissetmesine fayda sağlayacaktır.

Uzm. Psk. Merve Tunalı Demirtaş

Referanslar;

1. Earthquake Safety, FEMA 88 a/March 1990.

2. AtalayYörükoğlu, Çocuk Ruh Sağlığı, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1978.

banner27
banner33
banner25
-2°
kapalı
Günün Anketi Tümü
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@